Hayatımızdaki Mağlubiyetler, Keşke'lerimiz ve Gecikmiş İtiraflarımız

"Mağlubiyetin takısıdır "keşke"...Kaçırılmış fırsatların, bastırılmış duyguların, harcanmış hayatların, boşa yaşanmış ya da hakkıyla yaşanmamış yılların, gecikmiş itirafların ağıdıdır" (Can Dündar)

Ne güzel söylemiş Can Dündar. Aslında pişmanlıklarımız, mağlubiyetlerimiz değil midir bize "keşke" diye başlayan cümleler kurduran. 

Can Dündar'ın da söylediği gibi kaçırdığımız fırsatlar değil midir bize "keşke" diye başlayıp bir ağıda bir feryada dönüşen romanlar yazdıran. 


Bir hiç uğruna harcanmış hayatların ardından gözyaşı 
döktürüp, bugünkü aklım olsa diye başlayan, "keşke" diye 
devam eden cümleler kurduran, şarkılar besteleten, şiirler yazdıran. 

Bugün keşke diyen başlayan cümlelere konu olan birçok 
duygumuzu nasıl da bastırdığımızı hatırlayalım. Ne çok acı çektiğimizi en saf duygularımızı bastırmak için aslında bugünün keşke'lerini o günden biriktirdiğimizi ...

Boşa geçirdiğimiz ya da tam anlamıyla yaşayamadığımız hayatımızda, meğer ne çok ağıt, isyan biriktirmişiz. Gecikmiş itiraflarımıza ne çok "keşke" diye başlayan ağıtlar yakmışız. Ne çok şeyi içimizde biriktirip kendimize keşke'lerden oluşan bir dünya kurmuşuz. 

Bugün Can Dündar'ın bu yazısını okuyunca çok etkilendim. Hayatımdaki keşkeleri düşündüm. "Keşke" diye başlayan 
isyanları, ağıtları, yaşanmamışlıkları, bastırılmışlıkları 
düşündüm uzun uzun.  

Evet, benim hayatımda da onlarca keşke olduğunu düşündüm ve duygulandım... Benim hayatımın en büyük keşke'si yani en büyük pişmanlığım,üniversite yıllarımdır. Okulumu yarım bırakmak 
hayatımı hakkıyla yaşayamayışımdır. Gecikmiş itirafımdır bu benim. Bugün geçmişe dönebilsem kesinlikle okulumu bitirir, mezun olurdum. 

Hayatımın benim için en büyük pişmanlığını sizlerle paylaşarak biraz olsun rahatlamak istedim. Peki, sizin benimle 
paylaşmak istediğiniz, "keşke" dediğiniz gecikmiş bir itirafınız, pişmanlık duyduğunuz şeyler var mı? Hayatınıza yön veren pişmanlıklarınızı, keşke'lerinizi paylaşmak isterseniz yorum bırakabilirsiniz.  

Sevgiyle kalın...

Yorumlar

  1. Ahhhhhhhh.....ahhhhhhhh......Nermin'ciğim olmaz mı? Ama önce naçizane sana bir tavsiyede bulunacağım, bebeğim 70 yaşında üniversiteye başlayıp hukuk diploması alanları biliyorum. Ne olmuşsa olmuş, o zamanki şartlar yüzünden yarım bırakmışsın ama sen daha gençsin. Bak ben 5 ocakta tam 58 yaşında olacağım, senin yerinde olsaydım yeminle bahara öss'ye girer ve yarım kaldığım şeyi tamamlardım. Sakın çekinme, sakın 'ya herkes benden genç olacak' diye dert etme, 37 yaşında birini tanıyorum yıllar sonra çok istediği için ingiliz filolojisini kazandı ve kızı yaşındaki öğrencilerle bir güzel okudu, 4 yılda da bitirdi:)))lütfen yap..


    Benim bir keşkem var ki, ah aklıma geldikçe kafamı taşlara vurasım var.
    Şimdi 94 filan olmalı tam yılını hatırlamıyorum...yeni yeni senaryo, dizi film hikayeleri yazmaya başlamıştım. O yıllarda öyle dizi enflasyonu yoktu. Daha çok Yalan Rüzgarı gibi yabancı diziler vardı. Yazdığım bir dizi hikayesini - hem de rahmetli babamın külüstür daktilosunda, yanlışları 'daksil' le kapatarak (böyle macun gibi bir şeydi) Türker İNanoğlu'na göndermiştim. (adresini buluşum da çok hoş bir tesadüfter ayrı bir hikayedir) neyse adamcağız beni kendi bürosunda kabul etti, senaryomu okumuş, notlar almış ve bana dedi ki

    "Taksi şoförleriyle ilgili bir dizi yazabilir misin?"

    Ben de kendime güven sıfır olarak taksi şoförlerinin hayatıyla ilgili dram filan sandım, e hiç taksi şoförü hayatı bilmem etmem, bilmediğim bir şeyi yazamam sandım. Allah'ım meğer yıllar sonra anladım ki komedi kasdediyormuş, yani öyle dramatik bir şey değil, yazsam bal gibi de yazardım...ve çok büyük bir fırsatı kaçırdım:( yoksa şimdi kaç yıllık senaryo yazarı olacaktım...:((((önüm açılacaktı:( o kadar pişmanım ki...:( ve dünyada en zor iş bir senaryo yazarının yazdıklarını okutması, yapımcılara ulaşması...:((ben böyle altın bir fırsatı teptim:( bedeli de bir daha asla yazdığım güzelim senaryoları kimseye ulaştıramıyorum...okumuyorlar bile:( nasıl bir akılsızlık, basiretim bağlanmış aman yaa..sorma ne pişmanım ne pişmanım...:(
    aklıma geldikçe hep kahroluyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Müjde hayatımın en büyük pişmanlığı okulumu yarım bırakmaktır. Geçmişe dönüp baktığımda en büyük keşkem okulumdur. Aftan yararlanmak istedim eşim izin vermedi. Sonra da ne olacak diye geçiştirdim. Ne kadar acı bir şey değil mi insanın hayatını farklı kılacak fırsatlardan yararlanamaması. Hayatının pişmanlığını benimle paylaştığın için çok teşekkür ediyorum. Senin dediğin gibi basiretimiz bağlanmış herhalde. Türker İnanoğlu'na ulaşmışsın ve senaryo yazmayı kabul etmemişsin. Senin adına çok üzüldüm.

      Sil
  2. Ben de yurtdışında okumak istiyordum. Tembellik mi, cesaret edememek mi, sevdiklerimi üzme korkusu mu kılımı bile kıpıtdatmadım bu konuda. Oğluşum istediğinde hemen arkasında durmamın sebebi budur belki. Öyle ulvi amacım falan yoktu, sadece o ortamda taşamak istiyordum, o kadar..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Handan ben de şu anda oğullarıma eğitim konusunda çok baskı yapıyorum. Ben okulumu yarım bıraktığım için bu acıyı onların yaşamasını istemiyorum. Eğitim benim yumuşak karnım. Beni ancak, onların okullarından mezun olmaları ve meslek sahibi olmaları mutlu edebilir. Keşke sen de cesaret edip yurtdışında okuma isteğini yerine getirmek için mücadele etseydin. Bazen hayatta yaşadığımız mağlubiyetleri ve pişmanlıkları kendimiz hazırlıyoruz diye düşünüyorum. Sevgiyle kal.

      Sil
  3. Yıllar önce bir arkadaşım, yaptıklarımdan değil yapamadıklarımdan pişman olurum derdi. Pişmanlık her insan için mümkün ama bir başka düşüncede de hatalardan pişman olmak yerine ders alınması, keşkelerle vakit kaybedilmemesi tavsiye ediliyor. Ayrıca, bir de "hakkımızda hayırlı" olacakları bilmeyişimiz. Bizim hakkımız şu an yaşadığımızdır diye düşünmemiz lazım. Kısaca, yapabiliyorsan yap, yapamadıkların için üzülme :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rabia Hanım, yine de aklımız keşke dediklerimizde kalıyor ne yazık ki. Arkadaşınız ne güzel söylemiş, yaptıklarımızı zaten yaşayıp deneyimliyoruz, yapamadıklarımız ve pişmanlık olarak bizimle birlikte kalanlar ise her zaman keşke diye cümleler kurduruyor bize. Sevgiler.

      Sil
  4. Okulu yarım bırakmış olmak büyük ve içli bir keşke için yeterli bence... Benim en büyük keşke'm, hatta düşünüyorum da hayatımı tümüyle etkileyen tek şey var. Onu ileride bloğa yazmak istediğimden şimdilik kendime saklıyorum :) Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Fidan en büyük pişmanlığını yazacağın blog yazını merakla bekliyor olacağım. Sevgiler.

      Sil
  5. Bu arada facebook'tan bir Nermin Erol Güngör ekledim; ama sanırım siz değilsiniz :)

    YanıtlaSil
  6. Sağlam bir ''keşke''ye sahipmişsin gerçekten. Yok mudur telafi edebilmenin bir yolu, okulu yeniden bitirebilmek için bir imkân?
    Hepimizin hayatında irili ufaklı keşke'ler var. Kim bilir belki de öyle olması gerekiyormuş, belki ilerisi için daha dikkatli olmamıza sebep olmuştur. Bir de toplumsal anlamda keşke'lerimiz var ama onlar için elimizden bir şey gelmiyor :(
    Aslında sağlıktan başka her şey yalan. O nedenle fazla düşünüp yıpranmadan önümüze bakmak gerek.
    Ellerine sağlık düşündüren bu güzel yazı için.
    Huzurlu bir hafta sonu olsun. Sevgiyle kal...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle öyle Zeugma. Gerçekten sağlam bir keşke'm var yani. Telafisi vardı ama başka bir engeli geçemedim. Eşim istemedi. Biz kadınların hayatında o kadar çok engel var ki, tam birini geçtim derken bir başkasına toslayıveriyoruz. Engelleri geçebilen geçiyor da geçemeyen ne yazık ki hayatı boyunca keşke diye başlayan ağıtlar yakıyor.

      Sil
  7. Evet, seninki gercekten de büyük bir 'keske'ymis Nermin...ama kader iste. Kader mi desek, hata mi, imkansizlik mi... gerci Müjde'nin dedigi gibi, her yasta okumak mümkün. Burada ben de kac kisi bilirim, 35'inden , 40'indan sonra okuyan.

    Benim büyük oglumda üniversiteyi yarida birakti, tam da az kalmisti bitirmesine. Ben ve tüm sevenleri dogru bulmadi bunu,üzüldük hatta... ilerde bir gün onunda bu konuda keske demesinden korkuyorum, umarim demez...

    Benim keskelerime gelince... okadar cok ki maalesef... "keske zamaninda bukadar salmasaydim kendimi, kiloma, sagligima daha cok önem verseydim" , ya da maddi acidan daha akillica davranip, birikim yapabilseydim gibi örnegin...bircogu da kimseyle, ya da en azindan buralarda paylasamayacagim kadar özel...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Ayşe, oğlunla konuşmanı ve okulu bitirmesini sağlamanı tavsiye ediyorum. Mutlaka bitirsin, ileride büyük bir keşke olarak kalır hayatında. Senin keşke'lerin hepimizde var canım. Özel keşke'lerini paylaşmamanı da anlıyorum. Hepimizin paylaşmadığı keşke'leri yok mu şu hayatta. Sevglerimle.

      Sil
  8. Merhabalar.Topluluğumuzda yazınızı görünce hemen tıklayıp size geldim.Ben eğer başlangıç ilgimi çekerse hiç ihmal etmem okurum.Bugün nasipmiş.Yazınız güzeldi.Pişmanlık..ve keşkeler.Mutlaka herkesin keşkeleri olur,fakat ben aksine kendi kararlarımla gelişen olanların istemediğim sonuçlarına üzülsem de , kendime pişmanlık izni vermem.İstedin oldu sonuca katlan derim.Yoksa hırpalanırım.Ama yaş ilerledikçe,tecrübeler temkinli olmayı da beraberinde getirdi. Düşünceleriniz,yorumunuz çok dürüstçe ve güzeldi.Sevgiler..Ece ablanız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşgeldin Ece Abla. Saygılarımı sunuyorum. Bazen özellikle gençlikte, istediğimizi zannettiğimiz şeyler yaşaldıkça aslında istemediğimiz şeylere dönüşebiliyor. Pişmanlıklar da ondan kaynaklı oluyor zaten. Benim hayatımda da çok fazla pişmanlığım yoktur aslında. Ama okulumu bitirmemek gerçekten hayatımın pişmanlığı. Geri dönüşü olmayan bir pişmanlık. Sevgilerimle.

      Sil
  9. Teşekkürler canım.Aynı amansız *keşke*den nasibimi almış biriyim aslında. Eğitimini; bazı gereken teşvik ve destekleri göremediğimden,neredeyse en güzel yerinde bırakıp, küçük yaşta anne olmuş biriyim.Annelik duygusu zaten tartışılmaz güzel ve ben içinde mutluydum yaşadıklarımın.Bir kaç kez tattım bu güzelliği..Şimdi elimde kalan tek çocuğum olan kızımla beraber yaşamanın dinginliği içindeyken,duyacağım pişmanlık evlat nimetine haksızlık olur.Ama yol yakınken,yani iş işten geçmeden Allah bir fırsat verseydi tabii ki de ne güzel olurdu. Cevabın için teşekkürler.Tanışmak beni mutlu etti canım.Sevgilerimle.Ece ablan.Güzel,mutlu günler ve bir ömür dileklerimle..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

yorum bırakırsanız mutlu olurum

Bu blogdaki popüler yayınlar

Genç Kızları Bekleyen Büyük Tehlike; Tecavüz Hapları

Yatalak Hastalarda Görülen Yatak Yaraları

Şiddetli Baş Ağrısı Nasıl Geçer