Ah, Keşke Gençliğime Geri Dönsem!

Yazımın başlığını okuyunca, çok yaşlı olduğumu düşündünüz değil mi? Hayır, çok yaşlı değilim, ama orta yaş denilen yaşlara doğru adım adım ilerliyorum :). 

Yazıma niye böyle bir başlık koyduğuma gelince; gerçekten gençlik yıllarıma dönmek istiyorum. Tüm kalbimle üniversiteye ilk başladığım 17 yaşıma dönebilmeyi istiyorum. Bizim zamanımızda liseler 4 yıl değil 3 yıldı... 17 yaşımda mezun olduğum liseden sonra sene kaybetmeden üniversiteye başlamıştım. Ah, ne güzel günlerdi... Hayali bile güzel... O yıllarda daha mı özgürdüm, daha mı güçlüydüm, yoksa daha mı cesurdum?

Evet, cesurdum... Gözümü daldan budaktan esirgemezdim. Adımlarımı atarken daha kolay karar verir, kendime daha çok güvenirdim. Bugün ise daha korkak ve kendine güveni azalmış bir yetişkin oldum. Şartlar mı? Yaşadığım sosyal çevre mi? Yoksa yapmak istediklerimi yapma konusunda başarısız olmak mı? Nedenini bilmiyorum ama bugün bir yetişkin olarak 17 yaşımdaki kız çocuğundan eser yok bende. Hayatımla ilgili karar almaktan, aldığım kararları uygulamaya geçmekten aciz hissediyorum kendimi. Kelimenin tam anlamı ile korkuyorum. Ve bu korkuyu yenmek için ne zaman adım atsam daha fazla bahane üretiyor, korkumu körüklüyorum. 

Evet, özgürdüm. Tek kişiydim. Kimseye hesap vermek zorunda değildim. Hayatımı iki çocuğa adamamıştım. Bugün ise kendimi önemli karar alma arefesinde hissediyor, bu kararı uygulamada beni bağlayan iki çocuğu düşünüyor,  hayatımda önemli bir değişikliğe neden olacak bu kararımı uygulamaktan vazgeçmek zorunda kalıyorum. Ah diyorum sonra... Ah, keşke gençliğime geri dönsem... 

Evet, güçlüydüm. Küçük, çelimsiz, dünyayı çok da iyi tanımayan bir genç kızdım, ama 17 yaşımda daha güçlüydüm. Bugün iki çocuk annesi bir yetişkin olarak güçsüz olduğumu hissediyorum ve güçsüz olmaktan utanıyorum. Hangi ara güçlüklere bu kadar yenildim, hangi ara bu kadar güçsüzleştim ben?
İyi ki, blog sayfam var. Biraz dertleşmiş oldum. İçimi kemirip giden şeyleri paylaşmasam delirecektim. Ne demiş Sait Faik
"Yazmasam deli olacaktım." Ben de bugün yazmasam deli olacaktım. 

Sevgiyle kalın. 

Yorumlar

  1. Ah anne olmanın dayanılmaz ağırlığı. Ben de 17 yaşımı özlüyorum. İşin tuhaf tarafı aradaki otuz yıl yaşanmamış gibi, sanki dün 17 yaşımdaydım da bu sabah bu yaşa uyandım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Handan, aynı şeyleri hissediyorum desem abartmamış olurum. Ben de daha dün yaşamışım gibi, 17 yaşımı özlüyorum. Evet, anne olmak çok ağır sorumluluklar yüklüyor üzerimize, anne olduktan sonra artık eski biz olmuyoruz... Hayatın her alanında önce anne olduğumuzu düşünüyor, adımlarımızı çocuklarımızı düşünerek atıyoruz.

      Sil

Yorum Gönder

yorum bırakırsanız mutlu olurum

Bu blogdaki popüler yayınlar

Genç Kızları Bekleyen Büyük Tehlike; Tecavüz Hapları

Yatalak Hastalarda Görülen Yatak Yaraları

Kitap Okuma Alışkanlığının Kişisel Gelişim Üzerindeki Olumlu Etkileri