Evliliğinizin Bittiğini Gösteren İşaretler

Evlilik, iki farklı insanın ortak paydada buluşup, bir arada yaşamak için mücadele etmesidir. "Aşkım", "canım", "birtanem" gibi söylemesi de duyması da güzel, hoş sözlerle başlayan, ayakların yerden kesildiği, tarafların dünyayı toz pembe gördüğü, deyim yerindeyse bir nebze sarhoşluğa benzeyen aşkın, nikah masasında son bulması ile evlilik adı verilen kurumsal birliktelik başlar. 

Her evliliğin kendi içinde bir düzeni, bir ritmi, kuralları vardır. Ben şahsen, evliliklerin aşkı öldürdüğüne inananlardanım. "Biz şu kadar yıllık evliyiz, ama aşkımız bitmedi" gibi sözlere inanmıyorum yani. Tecrübeyle sabit olması nedeniyle, bu kadar kesin konuşabiliyorum. İster bir aşk evliliği, ister son yılların moda tabiri ile bir mantık evliliği yapmış olun, evliliğinizi yürütmek için hayatınızdan, sevdiğiniz şeylerden, hobilerinizden, sosyal hayatınızdan fedakarlık yapmak zorundasınız. Bazılarının "hayır, öyle bir şey yok..." dediğini duyar gibiyim, ama bu kesinlikle böyledir. 
Bir şekilde rayına oturttuğunuz, ortak paydada buluşarak halk dilinde adına "geçim" dediğiniz birlikteliğinizi yürütmeye başladınız diyelim. Ama bir süre sonra her evlilikte ortaya çıkan sorunlar sizde de görünmeye başlayacaktır. Şunu belirtmeden edemeyeceğim, hiçbir evlilik dört dörtlük değildir. Her evlilikte farklı boyutlarda olsa da sorunlar olacaktır. Kişilik çatışmasından tutun, maddi sorunlara, kayınvalide sorunundan tutun da şiddet, alkol, karşılıklı değersizleştirmeye kadar birçok problemin ortaya çıkması olasıdır. Peki, evliliğinizin bittiğini nasıl anlarsınız, hangi aşamada ilişkiye "artık evlilik bitti" gözüyle bakmak gerekir?

Evliliğin Bittiğini Gösteren İşaretler 

Uzman Psikolog Özge Genlik, eşler arasındaki "ruhsal sevişme" nin bitmesi halinde evlilikte sona yaklaşıldığını belirtiyor. Genlik'e göre ruhsal sevişmenin bitmesi, duygusal soğukluk demek. Yani, evliliğin ilk günlerinde her dakika eşini düşünen, onu özleyen eşler, ilerleyen zamanlarda duygusal anlamda bir şey paylaşmamaya başlarlar. Evliliğin bittiğini gösteren ilk işaret de budur. Eşler artık bir şey paylaşmadıkları için konuşmamaya başlar, konuşsalar da üstünkörü cümleler ile iletişim kurarlar. 

Eşler arasında başlayan duygusal uzaklık fiziksel anlamda yaşanmaya başlar. Duygusal soğukluktan sonra eşlerin fiziksel paylaşımları da azalır. Birlikte yapmaktan hoşlanılan piknik, sinemaya gitme, tatil... gibi faaliyetlerden keyif alınmaz. Kopuşun daha hızlı olduğu zamanlarda, partnersiz tatil planları yapılır, planlara eş dahil edilmez. Bu aşamada ortaya çıkan sorunlara doğru müdahale edilmezse, ileride cinsel anlamda da isteksizlik, uzaklaşma başlar, ki bu isteksizlik evlilikte sona gelindiğinin habercisidir. 

Evliliğin bittiğini gösteren işaretlerden biri de iletişimin sona ermesidir. Zorunlu olmadıkça konuşmama, herhangi bir konuda yapılan konuşmanın mutlaka tartışma ve kavga ile sona ermesi, eşlerin partneri ile geçirmesi gereken zamanı sosyal medya, bilgisayar, lap top, cep telefonu... ile geçirmeye başlaması, evlilikte sona yaklaşıldığını gösteren önemli işaretlerdir. 

Eşlerin birbirini anlamaması da evlilikte sona gelindiğini gösterir. Başınıza gelen bir olayı anlattığınızda eşiniz hep sizi suçluyor ve size destek olmuyorsa, sizde "nasıl olsa beni suçlar" şeklinde kanı oluşmasına neden oluyorsa ve davranışları ile size bu düşüncenizde haklı olduğunuzu gösteriyorsa, evliliğinizi gözden geçirmenizin zamanı gelmiş demektir. 

Yazımın başında "evlilik kurumsal birlikteliktir" dedim. Eğer eşler evlilikte ortak karar alma sorunu yaşıyorsa o evlilik de ciddi sorun var demektir. Eşiniz, araba alırken, ya da banka kredisi çekerken, ya da yeni bir yatırım yaparken, tatil planı yaparken, ya da eve eşya alırken sizi yok sayıyor, sizin fikrinizi almıyor, sizinle birlikte karar almıyorsa, evliliğiniz ile ilgili ciddi bir problem var demektir. Evlilik, kanun önünde, nikah defterine atılan imza ile yürütülmesi gereken birliktelik olarak kabul ediliyorsa, bu birliktelik boyunca, her iki partneri de yakından ilgilendiren konularda, eşlerin partnerinin fikrini alması gerekir. Ki, bunu yapmayan partner, eşinin fikrine önem vermiyor demektir, bu davranış, diğer eş için yaralayıcı, kırıcı ve değersizleştirici bir durumdur. 

Bunun yanında evliliklerin her halukarda bitişine zemin hazırlayan ve herkesçe kabul edilen sorunları burada sıralamaya gerek var mı bilmiyorum. Bana göre, fiziksel ya da psikolojik şiddet, hakaret, sevgisizlik, alkol ve madde bağımlılığı... gibi nedenler kesinlikle önemli sorunlardır ve bu problemler evliliğin bittiğini değil, tam aksine bu evliliğin en baştan hiç yaşanmaması gerektiğini gösterir. Özellikle şiddet ve alkol gibi sorunların gün yüzüne çıktığı evlilikler, eşlerin (özellikle kadınların) aşırı fedakar olmaları nedeniyle devam eden evliliklerdir ne yazık ki. Kadınların bu evlilikleri devam ettirmesinde toplumsal baskı ve ekonomik problemler etkili olduğu için bu tür ilişkiler uzun yıllar devam edebiliyor. 

Uzmanlar bitiş noktasına gelen evliliklerin, yeniden flört dönemine dönerek kurtulabileceğini belirtiyorlar. Bu mümkün müdür? 20 yıllık bir evlilikte yeniden ilk günlere dönmek ne kadar mümkündür bilemem, ama 20 yıldan sonra yeniden aşık olmayı başarabilen çiftler varsa onları da kutlamadan edemeyeceğim. 

Siz ne dersiniz, evlilikleri kurtarmak için neler yapılabilir, sizce evliliklerin bitişine hangi problemler zemin hazırlar? Yorumlarınız bekliyorum, sevgiler... 

Yorumlar

  1. İnsanın hayatta aldığı en önemli kararlardan biri de evliliktir, hayatımızı paylaşacağımız insanı çok iyi seçmeliyiz. Yeni paylaşımlarınız için bloğunuzu takibe aldım, kendi bloğuma da beklerim :) https://baymudo.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Size katılıyorum Mücahit Bey. Bence de evlilik hayatımızdaki en önemli kararımız. Bu kararı alırken gerçekten ince eleyip sok dokumak lazım diye düşünüyorum. Evlilik sanıldığı gibi kolay değil çünkü. Ben de sizi takip listeme ekliyorum.

      Sil
  2. Merhabalar... Güzel bir konuya değinmişsiniz. Birbirinizi dinlemediğinizde iletişim kuramamış oluyorsunuz. Bu da sizi sona götürüyor belli bir zaman sonra. Sevginin, saygının olmadığı bir yerde yürümüyor ilişkiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle haklısın Ebemkuşağı, iletişim sadece evliliklerde değil tüm ilişkilerde çok önemli. İletişim sona erdiğinde ilişki de sona eriyor maalesef.

      Sil
  3. Evliliğin ister ilk yılı ister 30. yılında olmak maalesef evliliğin bitmesini önlemiyor. Duygusal olarak bitmiş bir evliliği hangi yılında olursa olsun yeniden canlandırmak yine de mümkün olabilir. İnsanın içinde bir kaç buruk anı her zaman acı verse de yeniden bir heyecan kıpırtısı evliliğin yeniden flört devresine girmesini sağlayabilir. O evliliği hala kurtarma şansı var demektir. Ama fiziksel soğukluk, fiziksel çekim bittiği anda evlilik kurtarılamayacak noktaya gelmiş demektir. Ondan sonrası cehennem ızdırabı. Keşke bu noktada ayrılmanın tek çözüm olduğunu karşıdaki eşte kabullense de yıllarca bu eziyeti çekmeyip huzurlu bir hayata merhaba diyebilsek :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Kişniş Otu çok doğru söylüyorsunuz, eğer bir evlilikte fiziksel soğukluk varsa, ne yaparsanız yapın o evliliği kurtarmak mümkün değil bence de. Sevgiler.

      Sil

Yorum Gönder

yorum bırakırsanız mutlu olurum

Bu blogdaki popüler yayınlar

Genç Kızları Bekleyen Büyük Tehlike; Tecavüz Hapları

Yatalak Hastalarda Görülen Yatak Yaraları

Şiddetli Baş Ağrısı Nasıl Geçer