Bir Erkek, Bir Kadın ve Üçüncü Şahıs 4

Kadın sıkı sıkı sarıldığı oğlunu bıraktı. Gözyaşını oğlundan saklamak için "Gözüme bir şey kaçtı" diye yalan söyledi. Aslında ne yapacağını bilmiyor, belirsizlik yüzünden daha fazla acı çekiyordu. 

Kocasına çok kızgındı, O'nu o kadar çok seviyordu ki başka bir kadınla konuşmuş olması, yakınlaşmış olması kadını deli ediyordu. 

Kapıyı vurup, bu evden, anılardan, kocasından kaçmak istiyor ama bir şeylerin kendisini bu eve bağladığını hissediyordu.
"Neden bırakıp gidemiyorum" diye düşündü. Henüz sevgisinin bitmediğini, kocasına hala aşık olduğunu düşündü. Peki, aşk bu acıya üstün gelebilir miydi? Kocasının onu aldatmış olmasına ve gururunun incinmiş olmasına karşılık aşkını öne sürerek evliliğini devam ettirebilir miydi? Bu düşünce ağzında acı bir tat bıraktı. 

Başında şiddetli bir ağrı vardı. Kendini banyoya kapatmış ağlıyordu, oğlu "Anne" diye seslendikçe kalbi daha çok acıyordu. Bunca yıldır sevdiği adam ona ihanet etmişti. Neden sonra oğluna "Efendim anneciğim" diye cevap verdi. İsmi gibi güzel bir çocuk olan Rüzgar "Anne çok acıktım" dedi. Oğlunun acıkmış olmasına şaşırdı. Oysa kendisi hiçbir şey yemek istemiyordu. Hiçbir şey yememek ve ölmek istiyordu. Anılara dalmış, geçmişteki mutlu günleri düşünüyordu. Oğluna "Şimdi yemek hazırlayacağım Rüzgar" diye seslendi. Çocuk masum bir şekilde "Tamam" deyip, oyuncakları ile oynamak için odasına gitti. 

Meltem, kocası için yaptığı fedakarlıkları düşündü. Henüz hayatın anlamını bilmediği, kafasında deli rüzgarların estiği bir zamanda karşılaşmıştı Can'la. Üniversite yıllarıydı. Henüz fakültede üçüncü yılıydı. Derslerden ve üniversite ortamından çok hoşlanmıyordu, kendini ifade edemediğini düşünüyor ve çoğu zaman derslerden uzak kalıyordu. 


Can'la ilk kez kalabalık bir ortamda karşılaştığında yüreğinde bir şeylerin akıp gittiğini, heyecandan elinin ayağının boşaldığını hissetti. Hiç böyle şeyler hissetmemişti. Muhafazakar bir ailede yetiştiği için üzerinde aile baskısı hissetmiş, erkek arkadaşı olmamıştı. Erkeklerden en çok da aile baskısı nedeniyle uzak durmayı tercih eden Meltem, Can'ı görünce ilk defa farklı şeyler olacağını hissetti. Hem heyecanlanmış hem de çok korkmuştu. Kalbi çok hızlı atıyordu, hiç böyle şeyler hissetmemişti. "Neler oluyor" diye geçirdi içinden. Can'ın çevresinde bulunan ve O'na kur yapan kızları kıskandığını hissetti. "Sakin ol" diye geçirdi içinden. 

Rüzgar'ın sesiyle irkildi. Geçmişten şimdiki zamana dönmek zorunda kaldı. Göz yaşları yanaklarından sicim gibi akıyordu. "Çocuk açlıktan ölecek" diye söylendi kendi kendine. Oturduğu eski tabureden kalktı, aynada yüzüne baktı, ağlamaktan gözleri şişmişti. Yüzünü yıkadı ağır ağır. Havluyu isteksizce aldı, yüzünü kuruladı. Banyodan çıktı, hiçbir zaman sevmediği küçük ve sevimsiz mutfağa geçti. "Bu mutfak ne kadar küçük, nefret ediyorum bu mutfaktan" diye düşündü. Kendisine dikkatle bakan oğlunun yüzünü görünce sesli düşündüğünü sandı. Rüzgar tüm sevimliliği ile "Yumurta pişir anne" deyince "Tamam oğlum" dedi ve buzdolabından iki yumurta ile birlikte tereyağı çıkardı. Düşüncelerini bir kenara bırakıp oğlunun karnını doyurmak için tavaya koyduğu tereyağını eritmeye başladı...




Devam edecek.... 

Yorumlar

  1. Sesli sesli okudum. Gerçek hayatla hissi hayatın yüzleşmesi. Onca acıya rağmen gidip iki yumurta kırmak...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım hoş geldin sayfama. Anneler öyle değil midir, bebekleri için acıyı bal eylerler.

      Sil
  2. Lütfen hangi yüzle geldin deme :) Kimseyi okumuyorum kimseye de gitmiyorum. Böyle yaptığım halde, yani kendimi olabildiğince çektiğim ve blog dünyasındaki kapışmalarınız umurumda bile değil dediğim halde halen saçmasapan yorumlar alıyorum, taciz niteliğinde resmen. Tabii anonim yazılıyorlar... Her neyse. Seni özlüyorum ama. Bloğuna bir göz atayım dedim, biliyorsun facebook hesabımı da kapattım. İyi de oldu.

    Yazıya geleyim, üzüldüm... Üzülmem doğal ama değil mi? Sonuçta ortada aldatılmış, hayalleri çalınmış, ne yapacağını bilemez halde bir kadın var... Anlatımın aldı götürdü baştan sona dek. Bu 4. bölüm SANIRIM, ilk 3'ü de okuyacağım. Sık uğrayamazsam gücenme lütfen. Dediğim gibi bloğuma yazıp çekiliyorum hepsi o. Fazlasını beceremiyorum, insan ilişkileri bana göre değil... Kalemine, yüreğine sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım'ı büyük yazmam tamamen yanlışlıktan kaynaklı, hiçbir anlamı yok yani :)) öptüm.

      Sil
    2. Canım ben sana hiç gücenir miyim. Sen benim için çok değerlisin. Yorumun beni yeniden motive etti, yazmaya devam edeceğim. En kısa sürede beşinci bölümü yazmaya çalışacağım.

      Sil

Yorum Gönder

yorum bırakırsanız mutlu olurum

Bu blogdaki popüler yayınlar

Genç Kızları Bekleyen Büyük Tehlike; Tecavüz Hapları

Yatalak Hastalarda Görülen Yatak Yaraları

Şiddetli Baş Ağrısı Nasıl Geçer