Anne Olmayan da Anne midir


Son günlerde annelik, anne olma, çocuk sayısı, kariyer kelimeleri herkesin ağzında. 

Annelik öyle bir lanse edildi ki sanırsınız on tane çocuğu olan bir kadın dünyanın en iyi kariyerine sahip olacak. 

Hayır, eğer gerçekten öyle ise, geç kalmadan üç beş tane daha doğurayım diyorum. Kariyerimde yükselmek ve ismimi altın harflerle bir kenara yazdırmak istiyorum.

Gülben Ergen demiş ki: "Anne olmayan da annedir..." Yok daha neler. Gülben Ergen, anne olan herkesin söyleyip durduğu "anne olunca anlarsın" sözünü harcayıvermiş, hangi akla hizmetse...


Bir defa kadının doğasına ters anne olmadan anneliği anlaması. Genç bir kız düşünün istediği her şeyi özgürce yapan, gezen, sinemaya giden, arkadaşları ile zaman geçiren, zamanını ayna karşısında süslenip püslenerek geçiren.

Bir de üç beş çocuklu bir anne düşünün. Bulaşık, çamaşır yıkamaktan, evdeki dağınıklığı toplayıp temizlik yapmaktan iflahı kesilen, değil aynanın karşısına geçmek kendisi için nefes almayı unutan...

Peki, annelik konusunda vaaz veren erkeklerin bir anneyi anlaması ne kadar mümkündür? Bence kesinlikle mümkün değildir. Benim fikrim bu, ister katılırsınız ister katılmazsınız. Bir erkeğin annelik duygusunu anlaması mümkün değildir.

Bu arada kimsesiz çocukları sahiplenen, yardıma muhtaç çocuklara kol kanat geren kadınları da anne olarak gördüğümün ve onların hakkının yenmemesi gerektiğinin altını özellikle çizmek istiyorum. Maksadım bu kadınları rencide etmek değil, doğurganlığın artırılmak istendiği bir ülkede çok fazla doğuran kadını bekleyen sıkıntılara dikkat çekmek.

Annelik, çocuk ana rahminde büyümeye başladığı anda başlar. 

O andan itibaren siz artık eski siz değilsinizdir. Farklılaşmaya başlarsınız.

Eliniz devamlı karnınızdadır. Sanırsınız ona bir şey olacak. Karnınız ağrısa korkarsınız bebeğe kötü bir şey mi oldu diye... Ve, bu korku hiç yok olmaz, annelik göreviniz sona erene kadar devam eder.

Ve doğumdur anneyi anne yapan. Canınızdan can gelir o anda. Dünya dönmeyi bırakır sanki, zaman sadece o andan ibarettir... Öyle mutluluk dolu anlar değildir o anlar. Acı verir insana... Öyle kolay falan diyenlere aldırmayın, gerçekten zordur... Anne olunca sen de anlarsın sözü ondan söylenir. Söylemek kadar kolay değildir yani anneyi anlamak...

O andan itibaren kadın eskisi gibi değildir, annedir sadece. Bebeğinin ağlama sesiyle başlayan bu kariyer (neden anneliğe kariyer dendiğini çözebilmiş değilim, annelik kariyer midir derseniz bence değildir.) kadın gözlerini yumup bu dünyadan göçüp gidene kadar devam eder.

Doğurduğunuz her çocuk için devlet bir miktar para verecekmiş. Peh... Annelik satın da alınmaz. Kadın isterse doğurur, istemezse doğurmaz. 

Ayrıca, çocuk büyütmek o kadar da ucuz bir şey değildir. Çocuk bakmak gerçekten pahalı bir iş. Dünyaya getirdiğiniz bebeğe bakmak ilk günden itibaren zordur. Hele çocuk sayısı aile bütçenizle ters orantılı ise vah ki vah... Çocuk kısmetiyle gelir sözü de çok doğru değil bence... Paran kadar kısmetlidir çocuk...

Annelik sosyal hayattan biraz el etek çekmektir. Arkadaş ortamından uzaklaşmaktır. Sinemaya, konsere gidememektir... Öyle dadıyla bebek büyüten, uykusundan ödün vermeyen, ütüyü, çamaşırı, evin temizliğini kendisi gibi bir kadına yaptıranlar (ki bu temizlikçi kadın da çocuklarına ekmek parası götürecektir) için çocuk büyütmek çok kolaydır da, evde her şeye kendisi yetişmek zorunda kalan kadınlar için gerçekten zordur anne olmak...

Annelik, attığı her adımı çocuğa göre belirlemektir aslında... Annelik bir kariyer olmasa da bir sanattır vesselam. Zordur, zahmetlidir, sancılıdır esasında. Meraktır, vesvesedir annelik... Bir dakika geç geldiğinde pencereden ayrılmamak, yolları gözlemektir...

Diyorum ya karnı tok sırtı pek olanlar için kolaydır da, karnı aç sırtı pek olmayanlar için zor zanaattır annelik... Bırakın anne olmayanları, "anne" olanların dahi böyle zor durumdaki anneleri anlamadığı ya da anlamak istemediği bir kariyerdir aslında annelik...

Annelik kariyer mi dediniz, kalsın ben almayayım... Ben sadece iyi bir anne olmak istiyorum, çocuklarımın üzerinden kariyer sahibi olmak değil...



Yorumlar

  1. Annelik dünyanın en zor sanatı. Anne olmayan da anne midir diye sormuşsunuz ya, insanına göre değişir diyorum ben.
    Ben mesela yeğenlerimi anne gibi seviyorum, kedimi anne gibi seviyorum zaten bebekken sokaktan aldım biberonlarla büyüttüm:) üzülünce ondan 5 misli üzülmek annelik, 3 - 5 hatta 10 çocuk da doğursa anne olamayan da var, annelik sadece doğurmak değil..doğurup cami avlusuna bırakan da anne, boğup çöpe atan da anne...bunlar uç örnekler ama çevremde görüyorum bu kadar cani olmasa da hiç sevgi göstermeden, sürekli azarlayarak, aşağılayarak, bağırıp, çağırarak çocuk büyüten güya anneleri...velhasıl herkes anne olamaz olmamalı da...testler yapmak lazım yani öyle şeyler okuyorum ki, mesela Amerika'daydı sanırım, kadın belki belli yaşa kadar gayet güzel iki sevimli çocuk büyütmüş, ama sonra ortaya bir sevgili çıkmış, sevgilisi için o iki güzel çocuğunu arabayla denize sürüp öldürüyor...yani çok zor...mesela hangi doktor hangi test uzmanı bu kadının bir gün böyle bir şey yapacağını tahmin edebilir? Annelik fedakarlıktır ama bunda o yok, olmadığını keşke anne olmadan öğrenmenin yolu olsaydı...sevgilin mi? Çocuğun mu? Belki böyle testler yapılabilir...aşk mı, çocuk mu? Aşk diyen kadının yumurtalıklarını aldırmalı belki de..ileride aşık olduğu adam için çoluğunu çocuğunu öldürmesin ya da terk etmesin diye...Ben doğurmadım ama hiç paramın olmadığı ay sonunu zor getireceğim ya da maaşımdan avans çekmek zorunda kalsam da, soğan ekmek yesem de yeğenime para gönderirim, o bilmez - bilmesin de zaten- teyze paran var mıydı der - var kuzum merak etme sen- der yalan söylerim annelik bence böyle bir şey...onlara bir şey olacak diye ödüm kopar...kaza maza değil, psikolojik olarak da..kız yeğen erkek arkadaş sorunu, erkek yeğen kız arkadaş sorunu 'kuzum dişlerini fırçala bak kızlar beğenmez' diye ben dert ediyorum:)))haylaz fırçalamıyor da:))) böyle bir şey bence annelik...:) ençok da kedim için üzülüyorum ya o hayattayken ölürsem de bakacak kimse olmazsa ne yapar diye...uykularım kaçıyor...bir eski ilkokul arkadaşıma söyledim yemin ettirdim inşallah o bakacak ama yine de içim rahat değil hep dua ediyorum Bücürük'e de bakabileyim diye...bence ben doğurmadım ama anneyim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Müjde belki anlatmak istediklerimi biraz eksik bırakmış olabilirim. Anneliği içselleştirmiş, anne olmadığı halde anne gibi davranan kadınlara sözüm yok benim. annelik hakkında ahkam kesen kadınlara kızgınlığım. Kadın, anneyi anlayabilmeli bence de. Zaten anneliğin sadece doğurmak olmadığını kabul ediyorum. Son günlerde annelik kariyerdir sözlerine benim sitemim. O kadar çok çocuk doğurup hayatın acımasızlığı ile mücadele eden kadınların hakkıdır savunmak istediğim. Yoksa kimsesiz çocuklara kol kanat geren, annelik yapan belki benden daha çok anne olan kadınlara söz söylemek değil maksadım. Zaten o kadınlara kimsenin söz söylemeye hakkı olduğunu sanmıyorum. Sen iyi bir teyze, iyi bir annesin bana göre. Sevgiyle öpüyorum...

      Sil
    2. Müjdecim, yazımda eksik kalan bu noktayı hatırlattığın için teşekkür ediyorum. Küçük bir paragrafla, kimsesiz çocuklara sahip çıkan, yardım elini uzatan ANNE'leri de ekledim yazıma. Öpüyorum canım...

      Sil
    3. Canımsın yaaa...ben senin ne demek istediğini anladım, annelik kariyerdir filan o laflara karnımız tok bizim:)))
      çorbada bir tutamcık tuzum olmuşsa ne mutlu bana:) sağol ben de öpüyorum beybisi:))

      (beybisi diyorum bazen tüm sevdiklerime, çok tuttum bu sözcüğü Bücürük'e de beybisi diyorum kimse alınmasın:)))
      işin ilginci ve hatta garibi bir dizide hiç sevmediğim, nefret ettiğim bir karakter söylüyordu :)))

      Sil
    4. Bir an beni yanlış anlamış olacağını düşündüm ve çok üzüldüm. Beni anlamış olman beni çok mutlu etti. Beybisi sevimli bir laf. Bücürük kadar sevimli inan bana. Keşke herkes birbirine beybisi diye sevgi dolu hitap edebilse. Çok öpüyorum canım benim, sevgilerimle...

      Sil
  2. gencecik doğum yapmayan kızlar değil o sözde anlatılan aklı başında ergen modundan çıkmıs her kadın annedir bana göre de.Doğurmakla anne malesef olunmuyor.Halden anlamak apayrı birşey bugün bir anne baska bir annenin halinden anlamazken erkeklerden çokda bişey beklememek gerekli.Bir yeğen büyüten,annesiz babasız bir evladı sahiplenip yıllarca ona bakan kişilerinde hakkını yememek lazım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aklı başında her kadının anne olduğuna inanıyorum ama tırnak içinde belirtmek isterim ki kadının kendini anne gibi hissetmesi gerekir. Sevgili Gülşah benim anlatmak istediğim annelik ve kariyer meselesi. Asla bebek sahiplenen, yeğenlerine annelik yapan kadınlara söz söylemek gibi bir maksadım olamaz. Onlar, doğurmamış olabilir ama annedir bana göre de. Yoksa Müjde'nin de dediği gibi doğurup öldüren, cami avlusuna bırakan kadınlar da anne diye anılıyor. Benim anlatmak istediğim anneliğin kariyer değil, aslında yoğun ve anlatılamaz bir duygu olduğu... Sevgiler.

      Sil
    2. Gülşahcım Gülben Ergen sözünün altını senin söylediklerinle doldurmuyor canım. Kadının yaptığı işlerden, başarılarından söz ediyor. O nedenle sözü biraz yanlış anlaşılıyor. Tabi ki kadın doğurmadan da annelik duygusunu hissedebilir ona sözüm yok.

      Sil
  3. Sağlık Bakanının: "Kadının en büyük kariyeri anneliktir." sözüyle tırmanışa geçse de asıl anlatılmak istenen "kadının yetiştirdiği çocuk toplumun geleceğidir." felsefesidir.
    Kim ne derse desin, çocuğun haklarını kendi hakkından önce tutan herkes annedir. Gülşah Hanıma katılıyorum. Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de Gülşah'a katılıyorum Safiyecim. Çocuğa sahip çıkan, bakan, gözeten, iyi bir gelecek hazırlamak için didinip duran kadınların hepsi annedir bana göre de. Benim katılmadığım "anneliğin kadının en büyük kariyeri" olduğu düşüncesidir. Hani doğurmak için kadınlar teşvik ediliyor ya bunun alt yapısı olmadan kadının çekeceği sıkıntılara işaret etmek istedim aslında...

      Sil

Yorum Gönder

yorum bırakırsanız mutlu olurum

Bu blogdaki popüler yayınlar

Genç Kızları Bekleyen Büyük Tehlike; Tecavüz Hapları

Yatalak Hastalarda Görülen Yatak Yaraları

Şiddetli Baş Ağrısı Nasıl Geçer