Kayıtlar

Ocak, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Çocuklar İçin Oyun ve Oyuncağın Önemi

Çocuklar bebeklikten itibaren oyuncaklarla oynamaya bayılırlar. 

Oyun oynamak bebeklikten yetişkinliğe kadar çocukların vazgeçemedikleri bir eğlencedir.

Bebeklikten itibaren farklı oyuncaklarla hayatı tanımaya çalışan çocukların hayatında, oyun ve oyuncağın önemi çok fazladır. 

Bebeklerin ilk oyuncağı olan sesli oyuncaklarla  tanıştıklarında çıkardıkları sevimli "agu" seslerini  hatırlayın. Nasıl sevinir bebekler ilk oyuncağı ile oynarken değil mi... 

Bebekler yaşamın ilk aylarından itibaren oyuncaklara ilgi göstermeye ve yaşadıkları çevreyi tanımaya başlarlar.

Bebeklerin işi oyun oynamaktır dersek yanlış söylememiş oluruz. Evet, çocuklar, hayatı oyun oynayarak öğrenirler. Oyuncaklar çocukların sadece oyun oynadıkları eşyalar değildir. Oyuncak, çocukların yetişkinlerle iletişim kurmasını, büyüklerin dünyasını tanımasını sağlayan araçlardır.

Oyun oynayan çocukları gözlemleme imkanı buldunuz mu? Birçoğunuzun bu soruya "evet" dediğini duyar gibiyim. Evet, çocukları oyun oyn…

Haksızlığa Uğramak Hayatın Sonu Demek Değil

Hayatta bazen adaletsizlikler ve haksızlıklar ile karşı karşıya kalabiliyoruz. Maalesef hayat herkese adil davranmayabiliyor...
Bazen yaşamış olduğumuz olaylar karşısında  haksızlığa uğradığımızı düşünürüz...
Her ne sebeple olursa olsun haksızlığa uğramak bizleri çok fazla üzen ve yıpratan bir durumdur.
Ben de son günlerde yaşamış olduğum haksızlık nedeniyle zor günler yaşıyorum. Haksızlığa uğramanın nasıl bir duygu olduğunu sizlerle paylaşmak istedim. 
Haksızlığa uğramak, bütün hayatımın alt üst olduğunu düşünmeme ve hayatı kendime zehir etmeme neden oluyor...
Haksızlık karşısında elim kolum bağlı beklemek ve bir şey yapamamak ve en önemlisi yaşamış olduğum yenilmişlik duygusu beynimi kemirip duruyor...
Ciddi şekilde üzülüyorum  ve böğüre böğüre ağlamak istiyorum... Avazım çıktığı kadar haykırmak ve hakkımı savunmak istiyorum...
Beynim ve kalbim bana oyun oynamaya başladı, başka bir şey düşünmez oldum...
Kalbime bir ok saplansa, ancak bu kadar acıtırdı... Dayanamamaktan, pes edip gitmekten k…

Stresten Kurtulmak İçin Yapmanız Gerekenler

Stresin yüzyılın hastalığı olduğu söylendiğinde pek inanmaz hatta aman sende diyerek stresin hastalık olabileceğini düşünmek istemezdim. 

Ancak, daha önceki yazılarımda da bahsettiğim gibi son on beş gündür içine düşmüş olduğum dar boğaz ve sıkıntı nedeniyle hiç yaşamadığım kadar yoğun bir stresin içine girmiş bulunuyorum.

Başıma gelen kötü bir olaydan kaynaklı yaşamış olduğum stres o kadar büyük ve yıpratıcı ki kendi kendimi iyileştirmek ve sağaltmak için bir dizi araştırma içine girdim. 

Stres beni yiyip bitirmeden ben bu illetten nasıl kurtulurum diye bir araştırma yaptım ve stresten kurtulmak için yapılması gerekenler hakkında bazı ipuçları yakaladım. 

Herşeyden önce stresi yenmek için kendi kendimize söz vermemiz gerekiyor. Unutmayın, strese teslim olursanız hayatınız hiç çekilmez bir hal almaya başlıyor. 

Strese girdiğinizi düşünüyorsanız, kendinizi mutsuz, sinirli, hırçın, üzgün ve değersiz hissediyorsanız  bunun nedenini objektif bir bakış açısı ile değerlendirmeniz ve stresin kayn…

Stresin Çeşitleri Nelerdir

Stres,  bir önceki Stres nedir? Stres Yönetimi Nasıl Olmalıdır? başlıklı yazımda belirtmiş olduğum gibi bireyin dış etkenler karşısında göstermiş olduğu ruhsal ve fiziksel tepkiler bütününe verilen isimdir. 

Stresin mağara devrinden beri var olduğu düşünülmektedir. Her ne kadar geçen bunca zaman içinde stresin kaynağında ve şeklinde değişiklik yaşanmış olsa da aslında stresin insanlar üzerinde yarattığı etki genel olarak aynıdır.

Stresin kaynağı nedir sorusunun cevabını merak ediyorsanız, stresin kaynağını fiziksel, ruhsal ve iş-meşguliyet şeklinde gruplandırmak mümkündür. 

Stresin kaynağı stresin çeşitleri konusunda da bizi bilgilendirmektedir. Fiziksel stres, iş ve meşguliyetten kaynaklanan stres ve psikososyal stres şeklinde sınıflandırılabilen stres ve stres düzeyi kişiden kişiye farklılık gösteren bir olgudur. 

Stres, insanlar üzerinde olumlu ve olumsuz yönleri olan bir duygu durumudur. Aşırı stres insanları karamsarlığa, tükenmişliğe, huzursuzluğa, sinirliliğe, kızgınlığa, keder ve …

Stres Nedir? Stres Yönetimi Nasıl Olmalıdır?

Günaydın arkadaşlar; 
Bugün sizlere stresten bahsetmek istiyorum. Son günlerde yaşamış olduğum yoğun stres nedeniyle geceleri uykusuzluk sorunu yaşamaya başladım.
Hayatımı bu derece altüst eden sorunumu çözüme ulaştırdığımda yaşamış olduğum stresin nedenini sizlerle paylaşmayı düşünüyorum zaten.
Neyse, biz konumuza dönelim. Bugünkü yazımda, stres ne demektir sorusuna kendimce cevap vermeye çalışacağım. 
Stres hayatımızı zorlaştıran ve sıkıntı yaratan olaylara karşı göstermiş olduğumuz ruhsal ve fiziki tepkilere denir. Fizyolojik bir durum olan stres hayatın her alanında kendini göstermektedir.
Stres, insanların fiziki bazı değişiklikler yaşamasına neden olur. Stresle birlikte insanların solunum sayısı ve tükürük oranı artar, ter bezleri daha fazla çalışır, göz bebekleri büyür, kan basıncı yükselir, mide krampları artar ve mide asit oranı yükselir. Kaygı, elem, keder, sinirlilik ve üzüntü stresin duygusal etkilerindendir.
Stresin belirtileri ise şunlardır: Karar vermede güçlük, değersizlik v…

Üniversiteye Giriş Sistemi Değişiyor mu?

Üniversiteye giriş sistemi değişiyor mu?

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı üniversiteye giriş sisteminde bazı değişiklikler yapılacağının sinyalini verdi. 

Orta öğretim geçiş sınavında yapılan değişikliğin ardından yeni bir çalışma başlatıldığını açıklayan Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı üniversitelere geçişte sınav sisteminin değiştirilmesine sıcak baktıklarını ve bu konuyla ilgili çalışmalara başladıklarını belirtti.

Peki, MEB'nın üzerinde çalıştığı ve birkaç yıla kadar yürürlüğe girmesi planlanan yeni üniversiteye giriş sisteminin temel özellikleri neler?

Üzerinde çalışılan yeni üniversiteye giriş sistemi üniversitelerin belirli kategorilere ayrılmasını ve yerleşmenin de bu kategorilere uygun şekilde yapılmasını öngörüyor. Yeni sistemde üniversitelerin A, B, C gibi sınıflara ayrılması ve öğrencilerini ona göre seçmesi planlanıyor. Bu arada üniversiteler A, B, C gibi kategorilere ayrılırken gelişmişlik düzeylerine göre sınıflandırılacaklar.

Örneğin; Türkiye'nin en gelişmiş ve en iyi ün…

Tehlike Çanları Çalıyor, Susuzluk ve Kuraklık Tehlikesi ile Karşı Karşıyayız

Resim
Ankara'da sabah saatlerinde hafif hafif yağan yağmuru görünce nihayet toprak ana su ile buluşacak, ekinler yeniden filizlenecek ve barajlar dolacak diye sevinecek oldum...
Heyhat! Boşuna bir sevinçmiş benimkisi... Yağmur şöyle bir kokusunu bıraktı ve toprak anayı öylece yüz üstü bırakıp çekip gitti...
Toprak ana, sevdiğinin ardından gözü yaşlı bakan sevgili gibi baka kaldı yağmurun arkasından...
Eyvah ki ne eyvah... Yağmur yağmıyor, kocaman bir kış mevsimi kar yağışı olmadan bitmek üzere... 
Neredeyse ocak ayı bitmek üzere ve hava bir tuhaf...
Dün Kızılay'a gitmem gerekti... Sanki bahar ayı... Bütün Ankara Kızılay'a akın etmiş... Kaldırımların üzerinde yürünmüyor neredeyse o kadar yani...
Ancak kış mevsiminin bu kadar kurak geçmesi kurak bir yaz mevsiminin yaklaştığını işaret ediyor olabilir. 
Kızılırmak'ın Sivas bölümünde önemli oranda kuruma söz konusu imiş. Akarsunun debisinde 7 kat düşüş yaşanıyormuş. Beklenen yağışlar gelmezse bu düşüş devam edebilirmiş. 
Van Gölü 'de…

Düşme

Düşersen bağımsızlığını ilan eder dostların
Görüş günlerin yasaklanır, gelenin gidenin olmaz 
Bayram eder düşmanların
Düşme..
Düşünce bütün düşüncelerin değişir hayata dair...
Dostluk arkadaşlık aşk yeniden şekillenir beyninde, düşme...
Hayatın ve dostların vefasızlığını görünce 
Yaralanır duyguların en derinden
Düşme...

Düştün mü ilk önce güvendiklerin vurur sırtından 
Kimse bakmaz yüzüne işe yaramaz adam olursun
Bir bir uzaklaşır dostların senden
Tutacak dal bulamaz yorulursun düşme...
Düştün mü isyan edersin yaşadığın hayata
Göz yaşlarını dökersin her gece yastığa
Yılanın ne kadar masum, kurdun suçsuz
Çakalın çakal olmadığını anlarsın iki yüzlü insanları görünce
Düşme...

Düşme...
Düşünce sahili olmayan koca bir deniz olur dünya
Sığınacak bir liman bulamaz kaybolursun
İki yüzlü düzenbazlar hüküm sürerken
Sen kederinden kahrolursun
Düşme...

Düştün mü baş ucunda bir tek anan olur
Gerisi yalan olur
"İmdat" demeye  engel olur gururun düşme
Kalıbı beş para etmez adamın söylediği sözler yaralanır olur
Düşm…

Septik Şok Nedir?

Ünlü sanatçı Nejat İşler, septik şok nedeniyle hastaneye kaldırılınca çok fazla bilmediğimiz bir terim olan septik şok terimi dilimize yerleşti. 
Peki, septik şok nedir
Septik şok bir enfeksiyona bağlı olarak gelişen ve bütün organları ilgilendiren, ölümle dahi sonuçlanabilen ağır bir tablodur. 
Septik şoka hastalık üretme kapasitesine sahip olan organizmaların, organ ve dokularda iltihap üretmesi neden olur.
Septik şok damardaki kan akışını etkileyen ve hayati tehlikeye neden olan bir şok tablosudur.
Septik şokta hastaya yeterli sıvı verilidiği halde kan basıncı yükselmez ve kandaki iltihap oranı yüksektir. 
Kandaki yüksek iltihap oranı hayati organları olumsuz etkileyerek bu organların çalışmasında bozukluk meydana getirir. 
Bu nedenle septik şok terimi ile çoklu organ yetmezliği terimi her zaman bir arada kullanılırlar. 
Septik şok ilk önce solunum ve boşaltım sisteminde bozulmaya neden olur, bu nedenle septik şoka giren hastalar solunum cihazına bağlanırlar.
Septik şok belirtileri neler…

Öksürükle Baş Edebilmek İçin En Etkili İlaç; Kara Turp ve Bal

Resim
Kış aylarının en önemli rahatsızlıklarından birisi de öksürüktür. Özellikle inatçı ve geçmeyen öksürük hayat kalitemizi düşürür ve bize zor zamanlar yaşatır. 
Kış ayları ile birlikte pek çoğumuz öksürük nedeniyle sıkıntılı günler yaşamak zorunda kalıyoruz. Özellikle astım ve nefes darlığı gibi kronik hastalığı olanlarda öksürük önemli bir problem haline geliyor.
Peki, öksürükle mücadelede en etkili yöntem nedir
İnatçı öksürükten ilaç kullanmadan kurtulmak mümkün. Hepinizin bildiği gibi doğa ananın insanlara verdiği en önemli hediyelerden birisi baldır. Balın sağlık açısından değeri ve önemi tartışılamaz. Balın öksürüğe iyi geldiğini bilmeyeniniz yoktur. 
Peki bal ile kara turp kullanılarak hazırlanan karışımı hiç duydunuz mu? Evet, yanlış duymadınız.  Kara turp ve bal kullanılarak hazırlanan karışım öksürük için en etkili ve en doğal ilaç
Karışımı hazırlamak için kara turpun dış kabuğunu temizleyin ve bir güzel yıkayın. Kara turpun kabuğunu soymadan  içini oyun. Dış kabuk kalacak dikka…

Nejat İşler Yoğun Bakımda Durumu Kritik

Resim
Günaydın arkadaşlar;
Haberi okuyunca şok oldum ve çok üzüldüm. Sizlerle de paylaşmak istedim.
Usta oyuncu Nejat İşler 17 Ocak 2014 günü septik şok nedeniyle kaldırıldığı Bodrum Acıbadem Hastanesi'nin yoğun bakım servisinde tedavi görüyor. 
Hastane Başhekimi Dr.Aydın Aksoy tarafından yapılan açıklamada Nejat İşler'in şiddetli akciğer enfeksiyonuna bağlı solunum yetmezliği ve gelişen septik şok nedeniyle yoğun bakım ünitesine alındığını belirtti. 
Herkes Nejat İşler için dua etsin lütfen... Türkiye'nin önemli sanatçılarından olan Nejat İşler bir an önce iyileşerek aramıza dönmeli... Tüm sevenlerin senin için dua ediyor sevgili Nejat İşler, lütfen uyan...



Tecavüze Uğrayan ve Hamile Kalan Bir Kadın Bebeğini Doğurmalı mı

Ne dersiniz, sizce de tecavüze uğrayan ve hamile kalan birkadın tecavüz bebeğini doğurmalı mı?
16 yaşında bir kız çocuğu düşünün. Bir gün tinerciler tarafından tecavüze uğruyor ve hamile kalıyor. 
16 yaşındaki bu genç kız olayı hem polisten hem de ailesinden saklıyor. 
Olaydan 4 ay sonra rahatsızlandığı için hastaneye kaldırılan genç kızın hamile olduğu anlaşılıyor. 
Bundan sonrası çok ilginç. Genç kız ailesi ile birlikte hastaneye başvuruyor ve kürtaj olmak istiyor. 
Hastanede yasal sürenin (on hafta) aşıldığı belirtilerek mahkeme kararı isteniyor ve kız mahkemeye kürtaj izni icin başvuruda bulunuyor. Tecavüz sonucu hamile kaldığı için bebeği istemiyor yani...
Mahkeme kararı ise kürtaj olmak isteyen genç kızı derinden sarsıyor. Çünkü, mahkeme  bebeğin doğmasına karar veriyor. "Ceninin yaşama hakkının annenin psikolojisinden önemli olduğunu" söyleyen mahkeme, kürtaja izin vermiyor.
Kadın dernekleri genç kızın hayatını karartacak bu kararın hukuka aykırı olduğunu belirtiyorlar. Yasa…

Evde Çalışarak Para Kazanmak İsteyen Arkadaşlar Makale Yazarlığı Yapabilirsiniz

Resim
Merhaba arkadaşlar;
Uzun zamandır bu konuyla ilgili yazmak istiyordum kısmet bugüneymiş. 
Evde çalışarak para kazanmak isteyen ev hanımları, öğrenciler, gelirini ek bir gelir elde ederek artırmak isteyen herkes, makale yazarlığı yapmak istediğini belirtiyor. 
Ek gelir elde etmek isteyen arkadaşlar sizlere sesleniyorum.
Makale yazarak para kazanabilirsiniz. Nasıl mı?
Makale yazmak için öncelikle Türkçe'yi iyi kullanıyor olmanız ve özgün içerik üretebiliyor olmanız gerekiyor.

Makale yazarlığına başlamadan önce, imla kurallarına uygun makale yazabiliyor musunuz bunu sorgulamanız gerekir. Zira, makale yazmak öyle sanıldığı kadar kolay değildir.
Araştırmacı bir yapınız olması gerekiyor. Makale yazarlığında ilk kural araştırma yaptıktan sonra özgün içerik oluşturabilmektir. 
Kopyala yapıştır tekniği ile bir yere gelemezsiniz. Şayet ordan burdan toparlar yazarım diyorsanız bu işi yapamazsınız. 
Makale yazarlığı aynı zamanda sizin için de bir eğitim ve profesyonelleşme sürecidir. Bu süreci en iyi …

Türkiye'nin Kanayan Yarası; Çocuk Gelinler

Resim
Ne yazık ki, küçük bir kız çocuğu daha ne olduğunu anlamadan bu hayattan göçüp gitti...  Birçoğunuz duymuştur O'nun adını... Adı Kader'di...
Kader, hem küçük bir kız çocuğu hem bir eş hem de anneydi...
Daha 11 yaşındayken evlendirilen, 12 yaşındayken anne olan ve 14 yaşındayken ölen Kader, Türkiye'nin kanayanyarası çocuk gelinler sorununu yeniden gündeme taşımayı başardı...
Günlerdir yolsuzluk ve rüşvet operasyonları yüzünden hükümet, muhalefet, savcılar, hakimler, gazeteciler ve daha ne kadar büyük devlet adamı ve akil insan varsa herkes şöyle olmalı, böyle olmalı diye ahkam kesip bildiriler dağıtırken,  Kader hakkında kimse birşey söylemiyor ne acı...
Bir ülkede çocuk gelinler varsa ve bu çocuk gelinler daha oyun oynaması gereken bir yaşta anne olup ikinci doğumundan sonra ölüyorsa ülkeyi yönetenler ve yasa koyucular oturup biraz düşünmelidir...
Düpedüz çocuk istismarı olan bu duruma karşı neden caydırıcı önlem alınmıyor, yasa düzenlenmiyor ve neden bu suçu işleyenler hapis …

Genç Kızları Bekleyen Büyük Tehlike; Tecavüz Hapları

Resim
Merhaba arkadaşlar;
Bugün, genç kızları bekleyen büyük tehlike olarak adlandırılan tecavüz haplarından bahsedeceğim. 
Ne alaka şimdi demeyin. Tecavüz hapı kullanımı çok yaygınlaşmış. Belki de çoğu genç kızımız bu ilaçları tanımadıkları için  istismara uğruyorlar. 
Dün Hürriyet Pazar ekini okurken bu konuyla ilgili yazılmış bir yazı dikkatimi çekti. Yazıyı bir solukta okudum ve bu konuya ben de blog sayfamda yer vermeliyim diye düşündüm.
Olayın boyutu tüyler ürpertici olduğu için kendimi genç kızları uyarma ve bilinçlendirme noktasında sorumlu hissettim ve bu yazıyı kaleme almaya karar verdim.
Arkadaşlar, dün okuduğum yazı üzerine küçük bir araştırma yaptım ve bu haplar hakkında ilginç bilgiler elde ettim.

 Herşeyden önce tevavüz hapları, renksiz, kokusuz ve tatsız ilaçlarmış. 
Çoğunlukla genç kızları hedef alan bu haplar tecavüz amaçlı kullanılıyor. 
Hapı çoğu zaman farkına varmadan içmek zorunda kalan genç kız kısa bir süre içinde kendinden geçiyor.

Bu ilaçlar merkezi sinir sistemini etkisi a…

Sigarayı Bıraktım, Sağlıklı Yaşamak İçin Şekeri de Bırakmam Gerekiyor

Merhaba arkadaşlar...
Birkaç gündür gazetelerin sağlık köşeleri ve blogger arkadaşlar tarafından paylaşılan blog yazıları aracılığı ile şekeri bırakmam gerektiği konusunu kafamda daha fazla netleştirdim. 
Daha önce sigarayı nasıl bıraktım başlıklı yazımda sigarayı bırakma serüvenimi yazmış, sigarayı bırakırken ne kadar zorlandığımdan bahsetmiştim. 
Ben çayı çok seven ve çayı da aşırı şekerli içen birisi olarak şimdi de şekeri bırakmak zorundayım. 
Aslında baklava, reçel, bal, çikolata gibi tatlı şeyleri pek yiyen bir insan değilim. Ama ilk çocuğumu elime aldığım ve kim ne derse onu yaptığım lohusalık dönemimde, şekerli çayın sütü artıracağını söyleyen büyüklerim sayesinde bol şekerli çay içmeye başladım. Ki, o güne kadar çayıma şeker atmazdım.
Lohusalık dönemimde çok süt olsun diye alıştığım şekerin birgün başımın belası olacağını hiç tahmin etmezdim. 
Evet arkadaşlar yanlış duymadınız, şeker insan sağlığına sigara ve alkol kadar zarar veriyormuş. 
Doktorlar şeker tüketimini azaltmak gerekti…

Yağışsız Geçen Kış Ayları Kurak Bir Yazın Habercisi Olabilir mi

Farkında mısınız?  Bu kış oldukça kurak geçiyor.
Türkiye'nin birçok bölgesinde bu kış maalesef beklenen kar ve yağmur yağışı gerçekleşmedi. 
Çiftçiler, tarladaki ekinin kuraklık nedeniyle çimlenip boy atmadığından şikayetçi.
Türkiye'nin birçok bölgesinde baraj gölleri sinyal vermeye başladı. Birçok barajda doluluk oranı ciddi derecede düşmüş durumda.
İstanbul'da belirli aralıklarla yaşanan kuraklık bu yıl da kendini gösterdi. İstanbul'un yanı sıra başkent Ankara, Konya, Tunceli, Sivas, Çorum, Nevşehir illeri de bu kışı kurak geçiren ve kuraklıkla mücadele edecek illerimiz arasında yer alacak gibi görünüyor. 

Görünen o ki, ocak ayı da kurak geçiyor. Tarlasındaki ürünün büyüyebilmesi için çiftçi gözünü şubat ve ilkbahar aylarında yağacak yağmura dikti. Yağmur yağmaz da ilkbahar ayları da kurak geçerse vay halimize diyorum.
Orta Anadolu Bölgemiz Türkiye'de tarımın kalbidir. İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan başta Ankara, Konya, Nevşehir, Sivas, Çorum, Yozgat gibi tahıl ür…